Hayat Gidiyor, Zaman Geçiyor, Size Verilen Süre Bitiyor…!

Zamanınız ve hayatınız verdiğiniz kararlardan ibarettir ve kararlar bir kibrite benzer, doğru yerde ateşlediğinde sigaranı yakacak ateş veya yemeğinizi kaynatacak ateş olur… yanlış yerde ateşlediğin de ise içinde bulunduğunuz ev ile birlikte sizi de yakar…

Zaman öyle basite alınacak bir oyun değildir. Oyunun kurallarını bilmeniz ve ona göre oynamanız gerekir. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmez. Aslında çok daha önemli olan başka bir şey vardır… Kendini bilmek… Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, Neler yapabileceğini bilmek zorundasınız… Ancak o zaman doğru kararlar verir ve mutlu bir hayata sahip olabilirsiniz. Hayatınızın ne kadar uzun olduğu değil, kalitesidir önemli olan. Aslında kaç yıl yaşadığınızın da önemli yoktur, yaşadığınız yıllar da ne yaptığınızdır…

Hiç kimse, herkesi memnun edemez. Herkesi memnun etmeye çalışmak, kısır bir çabadır; özellikle de eylemlerinizden gurur duyması gereken ilk kişinin siz olduğunuzu unuttuysanız. Başkaları fikirlerini istediği kadar belirtsin, günün sonunda herkes kendi yolunu yürür. Sizin yolunuz, sizin hayatınız, sizin işiniz. Başka insanların sizin hakkınızda ne düşündüğü onların meselesidir. Büyüyün ki başka insanların yargılarını aşın ve kendinizi olduğunuz ve olmak istediğiniz şekilde görün.

Hayatı çevrenize, başkalarına göre yaşarsanız, kendi hayatınızı değil başkalarının hayatını yaşarken kendinizi bulursunuz… Kendi doğrusu olmayan kişiler, başkalarının doğruları peşinde gider… Mutlu insanlar kişisel özgürlüklerini korumayı ve geliştirmeyi başarabilen insanlardır, başkalarının gündemlerinin kendi hayatlarını etkilemesine izin vermezler. Nasrettin Hoca’nın bununla ilgili bir fıkrası vardır; Hocam derler, bir tepsi baklava gidiyor. “Bana ne” der hoca. Ama derler sizin eve gidiyor. “Sana ne” der hoca… İşte mutluluğun anahtarı aslında bu kadar kolaydır. insanların gündemine, dedikodularına veya eleştirilerine takılmazsınız.

Her sabah yeni bir güne uyanırsınız, aslında hepimizin bir hesap cüzdanı vardır,  bugün daha fazlasını asla kullanamazsınız… Kullan(a)madığınız kısım zaman ise akıp gidiyor ve hesaptan siliniyor. Ertesi güne devretmiyor. Her gün, size yeni bir hesap açılıyor… Her akşam, günün bakiyesi bitiyor. Günlük hesabınızı kullan(a)madıysanız, bu kayıp zarar sizindir. Artık geriye dönüşü yoktur… Yarından avans çekmek de yoktur… Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız… zaman akıp gidiyor, gününüzü değerlendirmeye bakın…! Yarının ne olacağını sormaktan vazgeç. Her gün, sana verilen bir hazinedir. Eline geçtikçe değerlendir. zaman çok acımasız ve dur durak demek imkansız…! şunu unutmayın ki, zaman hiç kimseyi beklemez…!

Zamanın ve hayatınınız değerini bilin sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın hayatı ertelemeyin. Yaşadığınız bir günü bir daha yaşamıyorsunuz… Hep aynı hayatı yaşasan da aslında, yaşadığın bir günü bir daha yaşa (ya) mıyorsun… Hayat akıp gidiyor işte… Mutluluklar, acılar, heyecanlar yaşıyorsun. Dertler savıp, neşeler kucaklıyorsun. Farkına varıyorsun ama zaman akıp gidiyor oysa sen zamanı tutamıyorsunuz…

Mutlu insanlar zamanlarını ve paralarını harcayacak çok daha anlamlı amaçlar peşindedirler, yeni bir arabanın vereceği geçici mutluluk yerine bir dernek veya vakıf aracılığı ile çocuklara yardımcı olmanın sonsuz mutluluğunu tercih ederler. Mutluluk aslında ben niye varım? ne yapmak istiyorum? gibi soruların cevabını bulmanızla ilgilidir. Kolay gibi görülen bu soruları sorduğunuzda çevrenizdeki insanların çoğunun bir hayat amacı olmadığını görürecek ve şaşıracaksınız. Aynı şekilde istediğiniz şekilde değil de dâhil olduğunuz toplumun normlarına ve dayatmalarına uygun şekilde yaşadığınızı fark ettiğinizde de geriye dönüp bakar ve ben ne yapmışım kendi hayatıma? dersiniz. Anne babanızın istediği okullara gitmiş, sizin için doğru olduğunu düşündüğü insan ile evlenmiş, seveceğiniz yapmak istediğiniz bir iş yerine para kazandıracak bir işe girmiş, vakti geldiğinde isteyip istemeden, düşünmeden çocuk yapmış ve emekli olduğunuzda yapmak istediğiniz tek bir şey bile olmadığını Hayatın sırrını öğrenmeye çalışırken hayat bitiğini anlamış durumda bulursunuz kendinizi… Mutsuzsunuzdur… Artık yolun sonuna doğru gelmişsinizdir…

NOT:Her canlı, her nefis ölümü tadacaktır…

Tufan GÜL
12 Nisan 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir